Bilimsel gelişmeler aralıksız şekilde hız kazanırken; gıda, beslenme ve sağlık alanındaki bilgi dağarcığı da aynı tempoda büyümeye devam ediyor. Daha önce yeterli bilgiye sahip olduğumuzu düşündüğümüz konularda ortaya çıkan yeni detaylar, sorunlara bakış açımızı her gün tekrar şekillendiriyor. Bu durumda beslenme ve sağlığın gelenekselden farklı bir yaklaşımla, modern bilimin bulguları ışığında ele alınması şart oluyor.

 

Yakın zamana kadar gıdaların temel nitelikleri ile insanların genel özellikleri arasında değişmez bir bağ olduğu düşünülür, beslenmeyle ilgili varsayımlar bu bağ etrafında kurulurdu. Ancak günümüzde yapılan araştırmalar; insan fizyolojisinde görülen genetik farklılıkların, metabolizma ve gıdalar arasındaki etkileşimi de farklılaştırdığını gözler önüne sererek beslenmede yeni bir ufuk açmış durumda. Bu yeni alana nutrigenomik diyoruz.

 

Diğer yandan her gün bir yenisi eklenen bulgular, insanların genetik kodlarından bağımsız olarak birlikte yaşam sürdürdükleri mikroorganizmaların da beslenmeden etkilendiğini, bu etkinin olumlu ya da olumsuz yönde insan sağlığında doğrudan değişimlere neden olduğunu ortaya koyuyor. Bu bağlamda, insanlar ve bağırsak mikroorganizmaları arasındaki simbiyotik ilişki çerçevesinde prebiyotik ve probiyotik etkilerin beslenmede büyük önem taşıdığı görülüyor.

 

Gelecek dendiğinde çoğu bilinçli insanın yüzünde endişeli bir ifade oluşmasına neden olan iklim değişikliğinin ve küresel ısınmanın önde gelen nedenlerinden birinin gıda üretimi olduğu da son yıllarda netlik kazanmış olan bir olgu. Bu bağlamda beslenmenin genetik ve simbiyotik yönleri yanına ekolojik yönünün de dikkate alınması, uzun vadede insan sağlığının korunması için gereklilik arz ediyor. Gelecek gelmeden harekete geçmemiz gerekiyor.

 

Bu nedenlerle, 12-13 Mart 2020 tarihleri arasında düzenleyeceğimiz 3’üncü Gıda ve Beslenme Bienali’nin odağına “Gelecek Gelmeden” temasının yerleştirilmesinin uygun olduğunu değerlendirdik. Bienalimizde beslenme ve sağlık arasındaki ilişkinin, gelenekselin dışında, yeni ve güncel bilimsel bulgular ışığında değerlendirilmesini, beslenmenin çevresel anlamda sürdürülebilirliği için atılabilecek adımların ortaya koyulmasını, uzun vadede değerlendirilebilecek çıktılar elde edilmesini amaçlıyoruz.

 

Gıda ve beslenmenin tüm paydaşlarını, bilgi ve fikirleriyle bu çalışmamıza ışık tutmaya davet ederiz.